11. yıl 1 çocuk - Yasemin ve Ateş

11. yıl 1 çocuk - Yasemin ve Ateş

Yasemin 35 yaşında, İstanbul’da yaşıyor, illustratör.
Mimarsinan Güzel Sanatlar Üniversitesi mezunu.
Evliliğinin 11.yıl dönümü ile aynı gün oğulları Ateş'e, süpriz ve birazda zorlu bir şekilde kavuşuyorlar. Ateş şimdi 9aylık.



Çocuk sahibi olma kararını nasıl verdiniz? Anne olmak için ruh halin uygun bir zamanda mıydı?
Nasıl bi düzeniniz, çalışma hayatınız vardı?


-Çocuk sahibi olma fikri eşimin de benim de aslında konuşmaktan hayal kurmaktan bile kaçtığımız bir konuydu. Bu dünyaya olan güvensizliğimizden, belki endişelerimizden düşünmedik uzunca yıllar. Ben iş ortamlarından sıkılmış freelance çalışma kararı almış bu hayatın ne anlamı var sorgulamarında hafifte depresifken, yavaştan eşim beni kandırdı diyebiliriz. Sonradan anladığım eşimin içinde çocuk sevdası varmış meğerse benden gizliyormuş. Tabii biraz anne ve aile baskısı yaşadı bence eşim. Bende akışa bırakma kararı aldım. Bu duyguyu yaşamadan mı ölücektim diye kendimi ikna etmeye başladım.

Bence çok saygılı ve zamanlı bir kandırma olmuş :) Ben sizin gibi düşünen çiftlerin çok çocuk yaptığı bir dünya hayal ederim hep. Ne kadar yaşanılası bir yer olurdu.
Peki çocuk sahibi olma düşüncesinde seni en çok korkutan şey neydi?


-Kendimden korktum yeterlimiyim, doğru yerlere getirebilecekmiyim, bu sorumluluğun altından kalkabilecekmiyim diye düşündüm. Anne olmadan önce daha matematiksel bakıyordum proje gibi.

Duygular işin içerisine girmeden önce proje olarak görülüyor tabii. Hamilelik dönemin nasıl geçti peki?

-Hamile olduğumu öğrendiğim andan itibaren o mükemmeliyetçi Yasemin’in uygulamada öyle olmadığını gördüm. Çünkü yediklerime dikkat edemiyordum sürekli uyuma halinde beş ay geçirdim. Hiç mide bulantım falan olmadı sadece uyumak istiyordum. Herhalde ben böyle kış uykusu halinde dokuz ayı tamamlıycaktım ama öyle olmadı tabii beşinci ayımdan itibaren tansiyonumda yükselmeler başladı. Şeker de aynı şekilde yükseldi, bütün değerler fırlıyordu.
Ben sürekli bebeğime güçlü ol ben güçlüyüm sende güçlü ol diyordum içimden. Evde bütün gün yalnızdım ve hamileliğim riskli hale gelmişti. 7. ayımda doktor bebeği alabiliriz her an dedi ve ben yıkıldım, doktorumu değiştirdim. Yeni doktorum, kontrol altında tahlillerle nekadar karnında tutabilirsek o kadar iyi düşüncesindeydi. Bu şekilde bir ay daha geçirdim ama saatli bomba gibiydim ve 8. ayın sonunda ateş tamda benim doğum günüm de doğdu. (aynı zamanda evlenme yıldönümümüz).


Bir gün de üç kutlu gün! Muhteşem. O uyumalar zor geçecek günlerin öncesinde seni dinlendirmek içinmiş sanırım. Çok güçlü bir hamileymişsin. Bu zorlu ve ani kavuşma hikayesini çok merak etttim. İlk duyguların nelerdi?

-Dediğim gibi genelde yalnızdım ama doğumum eşimin evde olduğu bir güne denk geldi. Bu en büyük şansımızdı çünkü aniden başlayan sancı ve aşırı kanamayla acil gitmek zorunda kaldık. Ben çok soğuk kanlıydım tek istediğim karnımdaki bebeği biran önce hastaneye yetiştirmekti ne sancıyı nede kan gölüne dönen evi görmüyordum. Dışarı çıkabilmek için üstümü birkaç kez değişmek zorunda kaldım. Eşim iptal durumdaydı onuda harkete geçiren ben oldum. Acil şekilde hastaneye gittik ve sezeryana alındım.
En zoru narkozu verdiklerinde uyandığımda alacağım cevabı bilemiyor olmaktı. Uyandığım andan itibaren sürekli bebeği sormuşum. İlk hatırladığım herkesin suratı asıktı, görünürde bebek yoktu, iyimi dediğimde iyi diyorlardı sadece. Bebeğimin yoğun bakımda olduğunu öğrendim, kafam karmakarışıktı kollarıma alamamıştım ama iyi diye avuttum bir kaç saat kendimi. Daha sonra yanına gitme vakti geldiğinde, ortadan ikiye kesilmiş olmam, o koridorun uzunluğu, bone takmam, galoş giymem, hemşirelerin onun kuvezini göstermesi hiç birşey hissetmiyordum, onu gördüğüm ana kadar. Güçlüydü, ondan istediğimden daha güçlüydü bunu farkettim ilk. İsmi yoktu hala koyamıyordum bir türlü, bebekti benim bebeğimdi kendime bunu söylüyordum, senin bebeğin. Kolarıma gene alamadım çünkü oksijen veriliyordu küçük yorgun ama güçlü bebeğe. Ve iki gün sonra güçlü bebeği hediye paketi yapıp kolarıma verdiler...

Derin bir ohh ve mutlu başlangıç... Çocuklu hayat... En çok zorlandğın şey ne oldu?

-Ateş kolik bir bebekti ve yoğun bakım sürecinden dolayı onu emziremedim. Yoğun bakımda hazır mama vermeleri, doktorumunda önermesiyle ve birazda tecrübesizlik sonucu hazır mamaya başladık. Ateş"in aynı zamanda sarılık geçiriyor olması ve sütümün azlığı nedeniyle anne sütünü sadece iki ay alabildi. Bu bende baya bir üzüntü yarattı zor atlattım. Yalnız başıma, kolik ve sürekli ağlayan bir bebekle evdeydim. Psikolojimi bozmamaya çalışıyordum. Doktorumuz 9 aya kadar kolik sancılarının devam edebileceğini söyledi. Çok az uyuyan ve ağlayan bir bebekti Ateş, sanırım en çok bu konuda zorlandım. Şu an Ateş 9 aylık ve gaz sorunumuz hala tam olarak bitmiş değil.

O da bitince gündeme başka bir sorun yükleniyor kendi deneyimimce, o kısım hiç boş kalmıyor anne kafasıyla. Yeme işleri, tuvalet eğitimi derken, gündemde hep bir hadi bunu da atlatalım konusu baki kalıyor....
Peki anneliğin en keyif veren yanı sence ne?


-Her gün yeni bir mimik yeni bir yazılım yükleniyor çok keyifli ve komik anlar geçiriyorum.

Harika gerçekten. Eşinle çocuk bakımı konusunda ne kadar uyumlusunuz? Sama yardımı dokunuyor mu?

-Eşim olmasaydı başaramazdım sanırım. Gece nöbetlerini, çalıştığı halde o üstlendi. Ben gündüz bitap düşüyordum. Kendi kendime hep, “on çocuğu olan insanlar var Yasemin, sadece bir bebek daha güçlü olmalısın” dedim durdum. Eşim elinden geleni hep yaptı ve halen yapmakta.

Tek başına altından kalkmak imkansız gibi, bu konuda çok şanslısın.
Annelik ve çalışma hayatını nasıl bir düzene oturttun? Bu düzenden memnun musun?


-Açıkçası şu an için çalışma hayatım yok. Nasıl olur tekrar zamanlama bilemiyorum çünkü sürekli Ateş ile ilgileniyorum. Elbet banada vakit kalacak bir gün diye umut ediyorum şimdilik.

Çocuğun her geçen gün büyürken onun gelişiminde en önem verdiğin nokta ne?

-Güven, güven duygusunu hep hissetmeli... Yemek yedirirken, banyo yaparken, ağladığında vs. Empati yaparak yaklaşmak istiyorum her halinde.

Kendini çocuğunun yerine koysan, anneni nasıl anlatırdın? (Onun gözüyle nasıl bir annesin?)

-Bence bu anne değil, palyaço... Biri bana aklı başında bir anne yolayabilir mi? Gülmekten karnımı ağrıtıyor biraz sakin olalım lütfen, komik olmak zorunda değilsin anneee...

Süper :) Anneliğin senin kişiliğine en büyük katkısı ne peki? Eskiden olmayıp şimdi olan ne var sende?

-Sabırlı ve tetikte olmak, sürekli pür dikkat halde yaşıyorsun.

Bir kez daha anne olmak ister misin?

-Yaşadığım zorlu hamilelik ve kolik bir bebekten sonra tekrar cesaret edemem. Benim annellik maceram bu kadar. Ateş, babası, annesi bir de köpeğimiz şeklinde kalıcaz.

Benimde hayalimdi köpek ve çocuk. Nasıl gidiyor birlikte?

-Köpeğimiz 8 yaşında golden retriever cinsi, ismi Art. Hamileligimden beri aslında oda benimle bekledi dogumu. Ateş'in gelecegini biliyordu sanki, şimdilerde Ateş ona gülücükler saçıyor, keyifler yerinde. Düzenli veteriner kontrolünde olduğu sürece bir zararinin dokunucagini düşünmüyorum. Aksine bebekler ve cocuklar için olumlu yönde etkileri var hayvanlarin.

Kesinlikle katılıyorum. Bende köpekle beraber çocuğumun büyümesini çok istedim ama korktum. En iyi ihtimalle ergenliğe kadar arkadaşlık edebilecekler. Tamda bu dönemde köpeği kaybetme acısı yaşatma sorumluluğunu alamadım. Muhteşem bir duygu bencede. Yeni korkuların, kaygıların var mı?

-Hastalıklara karşı kaygılıyım, annelik beni böyle yaptı. Bir de deprem meselesi var. Yıllardır umursamadığım halde artık sık sık aklıma geliyor. Lambalara bakıp sallanıyormuyuz acaba diyorum sonra yorgunluktan salandığımı farkediyorum. Annelik beni daha kaygılı biri haline getirdi.

Bundan sonrasını nasıl hayal ediyorsun?


-Hayal etmiyorum artık. Her anı o anda yaşamaya başladım, bunuda öğretti Ateş bana... Tek dileğim; bebeğimi sağlıklı bir şekilde büyütüp mutlu biri olmasını sağlayabilmek...

Her anne kendi alanında bir uzmanlaşıyor bence, senin annelere söyleyecek birşeyin var mı? Bir tavsiye, bir farkındalık?

-Anne adaylarına tavsiyem eğer çocuk yapmayı düşünüyorlarsa fazla geciktirmesinler. Çünkü yaş ilerledikçe beden zorlanıyor. Bir an önce bebeklerine kavuşsunlar...

BİR ÇOCUK BÜYÜRKEN, endişeler artıyor, yeni korkular türüyor, yorgunluk tavan ama hayat anlamlaşıyor. Zorluk kelimesi de anlam kazanıyor... İlk karşılaştığınız andan itibaren, yeni sıfatınızla devam ediyorsunuz büyümeye.
İyi ki doğmuş Ateş! Güzel ailenizle mutlu nice yıllarınız olsun...