Düşünce Gücüyle Çalışan “Anneler”

Eğer düşünce gücüyle işleri yoluna koyabilme gücümüz olsaydı herkese açık ara fark atarak bu işin ustası anneler olurdu! Hiç kimse kusura bakmasın. Çocuğu öğle uykusuna yatırıp uykuya dalmasını beklerken, koklaşıp sevdikten sonra dalma ve yanından kalkmayı becerebilme -ki bu her zaman mümkün olmuyor- süresi arasında geçen zaman dilimi beynin hardıl hardıl çalışmaya başladığı zaman dilimi […]

Okula Başlamalı mı? Ne zaman başlamalı?

Aras’ın doğum gününü iple çekiyoruz desem yeridir. 1 Ağustos’ta 4 yaşını dolduracak. Parka çıktığımızda her gördüğüme “Sizin ki okula gidiyor mu?” diye yanaşıyorum hemen. Hangi okula gidiyor? Memnun musunuz? Kaç yaşında başladı gitmeye? Tam gün mü başladı, yarım gün mü? Ne kadar zamanda alıştı? Neler yapıyorlar? Soruları sıralıyorum. Durumum vahim. Okula gitse mi gitmese mi […]

Okula Başlarken…

Şöyle bir baktığımda nette bir çok vakka okudum okula başlama stresi ile ilgili. Alışma dönemi diye adlandırılıyor genelde. Örnekleri o kadar çok ki. Okula başlama yaşının oldukça düşmesi ile sorunsuz okula başlamanın pek mümkün olduğunu da düşünmüyorum. Alışacaklar. Çalışıyor olsaydım alışmak zorundaydı. Şimdi kardeşin gelişi çalışmaya dönme süremi uzattığı için Aras rahat. 3 yaşındayken bulunduğumuz […]

Tatile Giderken Yanımıza Neler Aldık?

Tatilin iki çocuklu olmasının  en zor yanı eve geri döndüğünüz de eski düzeni oturtmakmış. Az daha uyumasın yemekten sonra uyuturum, dur biraz daha yüzelim, falan diye relax takılınca bir hafta içinde uykuya dayanıklı bir minik yaratıyormuşsunuz farkında olmadan. 3-4 günde eski haline dönüyor ama merak etmeyin. Biz iki kişi tatile giderken iki bavul alırdık yanımıza, […]

Yurdumdan Abeveyn Manzaraları

Bu yıl turist sayısında ciddi bir düşüş varmış. Gördüm, gerçekten var. Antalya’da kaldığımız otele daha öncede gelmiştik, ruslar çoğunlukta idi bu yıl çok az yabancı var. Hal böyle olunca kendi insanımızı görüyoruz baktığımız yerde. Ve hemen anlıyorsunuz tabi. Herşeyi yaşayarak öğrenemeyiz, gözlemleyerek öğrenmek işimizi oldukça kolaylaştıran ve benim için çok önemli bilgi kaynağı. Bir çift […]

İyi ki Doğdun!

“Hayat, hiç boşuna uğraşma, daha fazla mutlu edemezsin artık beni…” Demişim abin doğduğunda. Büyük laf etmişim, yuttum! Sabahın kör saatinde kucağımda abinle düşmüştük yollara sana kavuşmak için. Uçuşan binlerce soru arasında, nasıl olacaktı, herşey rayına nasıl oturacaktı? Oturacak mıydı? Oturdu. Eksik miydim senden önce, hiç öyle düşünmemiştim. Ama öyle bir girdin ki içime çoğaldım seninle […]

Çalışsakta mı Büyütsek, Çalışmasakta mı Büyütsek?

Şimdilerde çalışma hayatına ara vermiş (ne zaman döneceğim meçhul) zamane annesiyim bende. Bir araştırma sonucu okuyorum; -Türkiyedeki her 5 kadından biri çocuğuna bakabilmek için çalışmıyor(%19). -Hali hazırda çalışan kadınların %40’ı evlilik ve çocuk sebebiyle işini bırakıyor. -İş hayatını bırakmış kadınların %50’den fazlası bugün olumsuz duygular içindeymiş. Ve ben bu maddelerin hepsine dahilim! Sussam gönül razı […]

Depresyona giremiyorum!

Evet giremiyorum… Sosyal hayatım sıfır. En son çocuksuz nerede kendim için ne yaptım hatırlamıyorum. Şimdi ikiside uyuyorken güzel bir erişte yapıp karnımı doyurdum ama! Koca bir şükür 🙂 İkisinin de uyuması aynı zamana denk gelirse, bu kutsal anlar da ortalığı toparlayıp, yemek hazırlama işini aradan çıkarıyorum! Tercihe bak… Banyo yapmak en büyük lüksüm. Rekorum 10 […]

Oğlumu Tanıdıkça Kocamı Anlıyorum!

Şu yaşıma geldim genetik mirasın ne olduğunu yeni anlamaya başladım.
Aras geldi 3buçuk yaşına artık konuşmaları anlatmaları hissettikleri ve bunları dile getirebilmesi ile bir küçük adam.
Kişiliğini oluşturan taşlar yavaş yavaş kendini göstermeye başlıyor yada biz anlamaya başlıyoruz.

Aras oturmuş legoların başına kaptırmış kendini. Birşeyler söylüyorum hiç tepki yok ama duyduğunun farkındayım.
“Bir çikolata mı yesek acaba?” diye damardan giriyorum.
Mimiklerde belli belirsiz bir değişme var ama hala tepki yok! Aklındaki son parçayı yerine koyduktan sonra (en az 15 saniye geçiyor) ok gibi fırlıyor yerinden “Hadi yiyelim!”

Eşimlede aynı muhabbeti en az 10 kez yaşamışlığım vardır. Sinire bağlayıp “Beni dinlemiyo musun sen?” triplerinin başladığı zamanlar. Meğer mazlumların beyni böyle çalışıyormuş. Bir işi tamamlamadan diğerine tepki veremiyorlar.
Biz üç kız kardeş büyüdük, aynı anda biriyle kavga ederken diğerine güncel bir mevzu anlatıp bir yandan ödev yapabiliyoruz!
Nerden bileyim ben!
Eşimden özür diledim, kendimi huzura verdim. Bana bir garezi yok, yaradılışı öyle diyorum şimdi hiç sinirlenmiyorum 🙂

Eşim tam uyuyacak aklına takar olmadık bişeyi ne uyku kalır ne bişey. Bu ara stresli herhalde sinirleri bozuk diye düşünürdüm.
Geçen akşam Aras’la yatmışız uyuyacak inşallah sabırla bekliyorum. Dön oraya dön buraya derken;
“Hoteldeki abi neden bana yardım etti de beni arabaya o oturttu!? Ben onu tanımıyorum bile!”
dedi. Ben şok!
Bu yaz 2 çocuklu tatilimizde eşimde valizler giriş işlemleriyle uğraşıyor benim kucakta 2 numaralı minik uyuyor Aras elimden tutuyor. Birde bebek arabası var. Görevli sağ olsun hoop diye bebek arabasına oturtmuştu. Bozulduğunu farkedince arabayı ben ele almıştım. Ama hiç muhabbeti olmamış olay orda bitmişti. Aradan geçmiş 5 ay! Tam uykuya dalacakken nerden geldi aklına be çocuğum! Babasının oğlu 🙂

Adamcağız haftanın beş günü çalışıyor. İyi de bende haftanın beş günü evdeyim. Ailecek birşeyler yapalım gezelim görelim diyorum. Tamam gidiyoruz ama gittiğimiz yerler belli. Bende olan o şevk heyecan yok. Evde çook mutlu!
Aras geçen gün “Ne zamandır ikea ya gitmiyoruz haftasonu gidelim. Ama öyle çok fazla durmayalım hızla gezip hemen evimize gelelim” dedi. Pes!

İşte bunlar hep gen!
Babadan oğula geçen!
Artık kocamı daha iyi anlıyorum! Oda kapmış geni bir çaresi yok.
Olduğu gibi kabul et dedikleri böyle bişey işte.
Devamı hakkındaOğlumu Tanıdıkça Kocamı Anlıyorum!