OYUN, NEDEN ÖNEMLİDİR?

OYUN, BÜYÜMENİN ÇOK ÖNEMLİ BİR PARÇASIDIR!

Araştırmacılar, oyunun çocuğun büyümesinde ve gelecekteki performansında son derece önemli olduğunu vurgulamaktadır.

Oyun, çocuğun bütün gelişim alanlarına hitap eder (bilişsel, dil, motor, duygusal ve sosyal gelişim alanları). Çocuk için, oyundan daha yapıcı bir zamanı değerlendirme olanağı olamaz. Hiç bir şey, ne eğitici bilgisayar oyunları ne de jimnastik dersleri çocuğunuza, oyun oynamanın sunduğu faydaları sağlayamaz.
Oyun, çocuğun birçok zorluğu yenmesini sağlar. Kendi patronu olur.

Kendisini engelleyen hiç bir şey yoktur. Oyun, çocuğun etrafındaki dünyayı tanımasına yardımcı olur. Araştırır, keşfeder, sosyal kuralları ve aile değerlerini anlar.

Çocuklar oyunlarını bildikleri şeyler üzerine kurarlar; bu da onları başarıya götürür. Oyun özgüveni arttırır.

Oyun, sosyal beceriler kazandırır. Paylaşmak, sıra beklemek, haklarını savunmak, başkalarının haklarına saygı duymak gibi.

Oyun, çocuğun duygularını tanımasını sağlar. Kızgınlık, korku, öfke, mutluluk, heyecan gibi çeşitli duygular oyunlarda denenir. Duyguların ifade edilmesinde oyun bir araçtır. Duygularını biz yetişkinler gibi ifade edemeyen çocuklar, oyunlarında ifade ederler. Duyguları ifade etmek, dışa vurmak iyileştirir insanı. Duygu eğitimi çok önemlidir bu yüzden. Oyunun terapötik bir etkisi vardır, hatta çocuklarla terapötik ilişki sadece oyunla kurulur.

Oyun, dil gelişimini destekler. Çocuk oyun sırasında dil gelişimi için gerekli birçok kelimeyi, sürekli tekrar ederek öğrenir.

Oyun, çocuğa yaşını aşma fırsatı verir. Çocuk yaşı gereği yapamayacağı bir sürü şeyi oyunlarında hayata geçirir. Araba kullanır, kitap okur, doktor olur, anne/baba olur. Böyle bir güç onları sadece heyecanlandırmaz, aynı zamanda özgüvenlerini sağlamlaştırır ve büyüklerin dünyası ile özdeşim kurmalarını sağlar.

Oyunla geçen zaman; memnun edici, enerji veren ve tümüyle paha biçilemez bir iştir. Oyunla harcanan zaman, en iyi harcanmış zamandır.

Ebeveynler olarak, oyunun, çocuklar için ne kadar önemli olduğunu benimsedikten sonra, oyunun gelişim evrelerine bir bakalım:

2 yaşa kadar çocuklar tek başına oyun dönemindedirler. Dikkat ederseniz çok fazla diğer çocuklarla paylaşımda bulunmazlar. 3 yaşına geldiklerinde paralel oyun dönemine girerler. Bu dönemde diğer çocuklarla aynı ortamdadırlar, dışarıdan bakıldığında hep birlikte oynuyorlar gibi görünürler; ancak yanlarına gittiğinizde aslında tek başlarına oynadıklarını, çok az paylaşımda bulunduklarını, zaman zaman kendi kendilerine konuştuklarını fark edersiniz. 3 yaşında yavaş yavaş sosyalleşme başlar, oyuncak paylaşımı konusunda artık biraz daha yol kat etmiş olursunuz. (Bizler 3 yaşına kadar çocuklarımızı oyuncağını paylaşması için kesinlikle zorlamıyoruz.)

Ortalama 5 yaşına geldiklerinde ise, artık oyunlar daha komplike haline gelir. İşbirlikçi oyun dediğimiz bu dönemde, çocuklar arkadaşlarıyla oyun kurabilirler, paylaşımda bulunabilirler. Yarışma ve rekabet duygusu bu yaşlarda kendini göstermeye başlar.

Oyun dönemlerini bilmek önemlidir. Çünkü hangi yaşta, çocuğunuzdan ne bekleyeceğinizi bilmek, beklentilerimizi daha sağlıklı kılar. Bu gelişim aşamalarını göz ardı ettiğimizde “Hadi birlikte oynayın”, “Bak ne güzel kardeş” gibi cümleler kurarken buluveririz kendimizi…

Farkındalıkla…
imageEbeveynler Olarak, çocuklarımızın İLK Ve EN ÖNEMLİ yol göstericileriyiz.
Yaşam yollarında ve maceralarında onlara yardımcı oluyoruz.
Sevgili anne babalar;
Sizlere bu önemli yolculuğunuzda eşlik etmek benim için çok değerli bir paylaşım. Bebeklik döneminden başlayarak, karşılaşma olasılığınız olduğunu düşündüğüm ana konularda sizlere önerilerde bulunacağım. Yolumuz meşakkatli, bir o kadar da değerli. Çocuklarımız bizim geleceğimiz; avuçlarımızın içinde tuttuğumuz değerin farkında olmamız dileğiyle…
Psikolog Nazlı Avcıl ÖKKE

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir