Hoşgeldin İkinci minik!

Bugün tam 50 gün oldu Arda’ya hoşgeldin diyeli. Gecikmeli bir hoşgeldin yazısı anlayacağınız 🙂

İkinci çocuğumuzun olmasını isteyip istemediğimizi bile düşünmemişken haberini aldık, hayat siz planlar yaparken sizin yaşadığınız değilmiydi zaten. İş hayatına geri dönme ataklarıda son buluverdi.

Sıkıntısız ve bol Araslı geçen hamilelik dönemi başlamıştı, Aras 26 aylıktı hala emiyordu. Daha yeni yeni bağımsızlığını ilan etmeye başlamıştı. Rahatlamaya gezmelere başlayacağımız günlere gelmiştik, bebeklik dönemi geride kalmıştı. Hamileydim ve şoktaydım. Bir süre kendimi hamile gibi hissetmedim. Folikasiti içmeye başladım, Aras’a hamileyken başladığım ve emzirdiğim için içmeye devam ettiğim vitamine aynen devam ettim.

Karnım belli olmaya başlayınca evet hamileyim gerçeğiyle yüzleştim. Ve hoşuma gitmeye başladı yeniden büyüyen göbeğim. Bilemedim ne hissediyordum. Aras kadar sevebilcekmiydim gerçekten? Önemseyebilecekmiydim? Fedakarlık yapabilecekmiydim? Aras’ı emzirirken şimdi bi başka bebeği nasıl emzirecektim ki?
Nasıl olurdu ki?

Ve salıverdim hayatı, buyursun işletsindi planını. Benim planlar bekleye dursundu!

İlk hareketlerini hissettiğimde herşey başa sardı sanki. O zaman hissetmeye başladım ki bir minik var içimde ve O hiç yanlız bırakmadı beni sürekli kıpırtılarıyla, her birinde daha bir bağlandım ona. Mutluluk verdi bana. Lohusa depresyonu derler ya, lohusa olmamla gitti benim tüm sorular kafamdan…

Biraz senden biraz eşinden biraz dedelerden çokça Aras’tan… Tanımadığım değil, zaten bildiğim yeni bir nefes geldi hayatımıza.

Aras’la birlikte büyüttük göbeği ve kardeşi almaya gittik beraber, daha bir büyüdük.

Nasıl büyükmüş bu yürek ve nasıl yetiyormuş. Bir nefesin daha olabiliyormuş, çoğalıyormuşsun.

Hayat bir güzellik daha yapmış bana. İyiki gelmişsin be minik, ne de iyi gelmişsin!

imageArda 50 günlük

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir